Hamleyi ezberleme, nedenini anla.

Satranç Hamlesi, satranç öğrenmek isteyenler için İstanbul’dan yazdığımız bir blog. Açılışta ne yapacağınızı, oyun ortasında neye bakacağınızı, oyun sonunda küçük bir piyonun neden bu kadar değerli olduğunu sade bir dille anlatıyoruz.

İmleci tahtanın üstünde gezdirin, at hangi karelere atlayabilir görün. Dokunmatik ekranda bir kareye dokunmanız yeter.

Ahşap bir satranç tahtasında oyun ortası konumu ve arka planda loş ışıkta İstanbul manzarası.
Bir masada satranç konumunu çalışan, sırtı dönük bir kişi; yanında defter ve çay bardağı duruyor.

Tahta başında “bunu neden oynadım ki” diyenler için

Bu blog, o mırıltıdan çıktı. Kitaplar hamleleri sırayla dizer ama çoğu zaman nedenini atlar. Biz tam orada duruyoruz.

Çay demlenir, konum kurulur, defter açılır. Sonra yavaş yavaş sorarız: Kim neyi tehdit ediyor? Hangi kare zayıf kaldı? Sıra gerçekten bende mi? (Cevap çoğunlukla ilk bakışta göründüğünden daha yalın çıkar.)

Ama hız yarışı yok. Bir yazıyı yarım saate yayabilirsiniz, tahtanın başında kalmak yazıdan değerli.

Blogun nasıl başladığını okuyun

Yazılarımız beş rafta duruyor

Hangi rafa uğrarsanız uğrayın, yazı bir konumla başlar ve bir sorunun cevabıyla biter.

İlk hamleler ezber olmasın

İtalyan oyunu, Vezir gambiti, Sicilya savunması… Taşları neden merkeze çektiğimizi, şahı neden erkenden güvenceye aldığımızı anlatıyoruz. Hamle sırasını ezberlemek zorunda kalmıyorsunuz.

Taşlar çıktı, şimdi ne olacak?

Oyun ortası çoğu yeni oyuncunun kaybolduğu yer. Zayıf kareleri, açık hatları ve piyon yapısını tahtada işaretleyerek bir plan kurmayı gösteriyoruz.

Az taşla kazanmak

Şah ve piyon, kale oyun sonları, vezirle mat. Tahtada az taş kalınca hata saklanmaz, o yüzden en çok öğreten kısım burası.

Meşhur partiler, jargonsuz

Ünlü bir partiyi hamle hamle ilerliyor, dönüm noktasında duruyoruz. “Bunu siz de görebilirdiniz” diyebileceğimiz anı işaretliyoruz.

Çocuk tahtaya oturunca

Önce taşların adı, hemen ardından küçük oyunlar. Yetişkinler için de bir not var: ne zaman karışmamak gerektiği.

Raflardaki tüm başlıkları tek sayfada görmek isterseniz buradan geçin.

Konu başlıklarının listesi

Neden böyle anlatıyoruz?

Çünkü başlangıçta en çok işe yarayan şey, doğru yerde söylenmiş tek bir cümle.

  • Her yazı bir konumla açılır. Önce tahtayı görürsünüz, yorum sonra gelir.
  • Bir terim çıkarsa hemen yanında Türkçesi durur.
  • Kocaman varyant ağaçları yok; onları kimse tahta başında hatırlamıyor zaten.
  • Sorarak ilerleriz: sıra kimde, hangi taş tehdit altında?

Yani amaç, sizi bir kitaptan daha bilgili göstermek değil. Bir sonraki oyununuzda tahtaya biraz daha rahat bakmanız.

Bir elin ahşap at taşını tahtadan kaldırdığı yakın çekim.
Taşı kaldırmadan önce bir saniye daha düşünmek.
Tahta üzerinde az taşla kurulmuş sade bir oyun sonu konumu.
Az taşlı konum, saklanacak yer yok.
Küçük bir çocuğun elinin satranç tahtasındaki piyona uzandığı, yanında bir yetişkinin bulanık göründüğü an.
Çocukla okuyorsanız adımlar aynı, süre daha kısa.

Bir yazıyı birlikte nasıl okuyoruz

Tahtayı kurun

Yazıdaki diyagramı kendi tahtanızda dizin. Gerçek taşa bakmak ekrandan çok daha iyi oturuyor.

Cevabı görmeden bir bakın

Yazı bir soruyla duruyor: sizce beyaz ne yapmalı? Bir dakika verin. Yanlış çıkması sorun değil.

Hamleyi ve nedenini okuyun

Hamleyi tek cümleyle söyleriz. Asıl uzun durduğumuz yer “neden” kısmı.

Karşı tarafa geçin

Aynı konumu rakip gözüyle oynayın. Plan öbür taraftan nasıl görünüyor? Çoğu ders orada çıkıyor.

Aklınıza takılanlar

Burada olmayan bir soru için aşağıdaki forma yazmanız yeter.

Hiç satranç bilmiyorum, yazılar anlaşılır mı?

Taşların nasıl yürüdüğünü biliyorsanız başlayabilirsiniz. Bilmiyorsanız çocuklara yazdığımız ilk yazılar iyi bir kapı; yetişkinler de rahatça okuyor.

Yazıları hangi sırayla okumalıyım?

Sıra zorunlu değil. Yine de bir açılış yazısıyla bir oyun sonu yazısını yan yana okumak iyi gidiyor, çünkü biri oyunun başını, öbürü sonunu aydınlatıyor.

Çocuğuma satrancı nasıl öğretirim?

Kısa tutun. Önce taşların adı, sonra birkaç taşla küçük oyunlar. Çocuk yazıyı değil tahtayı oynasın; siz yalnızca soru sorun.

Ders ya da kurs veriyor musunuz?

Burası bir blog. Yazılar okumak ve tahtada denemek için hazırlandı. Ders konusunda bir beklentiniz varsa formda yazın, dürüstçe cevap veririz.

Bir konunun yazılmasını isteyebilir miyim?

Elbette. Takıldığınız bir konum ya da merak ettiğiniz bir parti varsa bize yazın. Hepsini yazıya çeviremeyebiliriz ama hepsini okuyoruz.

Akşam ışığında, pirinç lambayla aydınlanan satranç tahtası ve kitap rafı olan sakin bir çalışma odası.

Lamba yansın, çay soğumasın

Satranç acele sevmez. Konum yerinde duruyor, siz hazır olunca devam edersiniz.

Sorunuzu ya da konu önerinizi bırakın

Telefon ya da adres vermiyoruz; formu doldurmanız yeterli.

Takıldığınız konumu da yazabilirsiniz. Hamleleri notasyonla yazın ya da kendi cümlenizle anlatın, ikisi de olur. Ad ve iletişim bilgisi, size dönebilmemiz için.